BU BLOGTAN KAYNAK BELİRTMEDEN COPY PASTE YAPAN GÖTTÜR!!!

Friday, July 10, 2009

hiçkimse ve hiç bişey hakkında her bişey

BİR -SON- YAZISI


fotoğraflarıma baktım. aslında bir şey değil bu. 6 senenin benden alıp götürdükleri.. aslında senelerin değil benim kendimden gönderdiklerim.. kendime olan saygım, güvenim, düzgün ve farklı olma çabam..

hepsi bir puff tadında kayboluvermiş.
ben resmen eriyip gitmişim. geriye bana dair hiçbir şey kalmamış..

'hiçkimse hakkında her bişey' yazacağım derken 'hiçkimse' aslında ben olmuşum..
o kadar sıradan.. ardına dönüp bakmayı gerektirmeden, kaybedilmekten korkmadan yaşanılan bir sevgili.. hayır, kelime bu bile değil.. popomun ucuyla oturmuşum hayatının bir köşesine, kendimi özel sandıkça ben öyle olmadığımı anlatmak için çabaladıkça sen, gözlerim kapanmış..

aptal bir körlük üzerimdeki..
körlük değil, sarhoşluk.. olduğundan farklı algılama, gerçeklik algısında bozulma, zamanın içinde bir kırılma, zihinsel bir yarılma.. evet, tam anlamıyla bu. hayalimde yarattığım bir kadın ve bir adam.. ne ben hayalimdeki kadın kadar düzgün, gururlu olmuşum; ne sen hayalimdeki adam kadar beni sevmiş, bana değer vermişsin..

bana değer vermemişsin.
öyle bir sarhoşluk ki yaşadığım her şeye rağmen hiçbir şey görememişim.. yazıyorum bunca zamandır, 'hiçkimseye dönüşenler' diye, aslında o benmişim..

senin için herhangi biri, hiçkimseymişim..
öylesine sıradanmışım ki çekinmemişsin gitmemden. hatta aksine istemişsin. söylediklerin gerçekmiş çünkü.. fazlası ya da eksiği yokmuş. o kadarmış..

ben sadece bir bahar akşamında elini tutup oturmak istemiştim. eski ve kirli bir evde, tek odada yaşayacak bile olsak seninle evlenmek istemiştim.(bu cümleleri yazan ben olamam....)
...

monogami insanlık doğasına aykırıymış hani. Canan evlilik fikrine uzak bakarmış. kimseyi o kadar seveceğini düşünmezmiş.. bir gün, bir Konya günü, yüzüne bakarken 'evet' demiştim.. 'evet, ben bu adamın yüzünü her haliyle, her gün görebilirim..' o zaman evlilik fikrini aldım, sahiplendim.. benimmiş kadar sahiplendim.. yüzük, evlilik, tüm o ritüeller..

ben aslında sadece sakin ve ılık bir bahar akşamı istedim seninle.. ellerimi hiç bırakma istedim.. huzurlu bir gelecek istedim.. bütün gerçeklerden habersiz, kendi hayal dünyasında yaşamaya çabalayan kız. biri benden bahsediyor.. ben günlere, tarihlere, yaşadıklarımıza önem verdikçe, senin gidişini görememişim. oysa ki sen ardını dönüp öylece gitmişsin..

sahiden gitmişsin..


bugun cuma.
cuma bugun. bugun sensiz geçen kaçıncı cuma acaba? bugün sensiz geçeceğine emin olduğum kaç cumanın ilki acaba? bütün cumalarımı, cumartesilerimi,pazarlarımı ve her günümü sensiz geçirecek olmanın verdiği endişe.. nasıl bir şey bu acaba.. sen ne kadar duyarsızsan bana karşı, ne kadar rahatsan, ne kadar gamsızsan; ben o kadar üzgün ve mutsuzum.. kırgın ve yarım.. hayır.. belki de eksik..

ben ne zaman bıraktıysam gururumu, ne zaman ardıma koyup kendime dair verdiğim değeri, ne zaman açıp kollarımı sana koştuysam o zaman düşmüşüm.. ama öyle çok yanmış ki canım. şimdi bakıyorum sözlükte yeterli kelime yok.. yazsam da okumazsın.. okusan da anlamazsın.. anlasan da hissetmezsin.. öyle garip bir silsile..

hayatı bir fransız aşk filmi tadında yaşamayı bırakmayı kendime söyleyeli çok oluyor. hiç laf dinlemedim ben. kimseyi. seni.. hatta kendimi bile.. ne söylendiyse bana, sana dair.. senin söylediklerin de dahil.. dinlemedim.. öyle bir aptal aşık. hayat filmlerdeki gibi değil işte ama.. ayrıca günler öyle bir sahnede değişmiyor.. bir anda '2 ay sonra' yazmıyor mesela.. hayatı öne alamıyorsun, geri saramıyorsun.. beceremedim.. koşmadan durmayı beceremedim. sevince söylemeden susmayı beceremedim. her şeye rağmen pek çok hata yaptım.. ellerim acır şimdi, kollarım acır, canım acır.. ah.. gerçek bir acı bu, fiziksel..ufacıkken bir barby bebeği beğenmiş de alınmamış küçük kız çocuğu tadında burukluğum.. düşmüş de bisikletten aynı hızda geri kalkmışken dizlerindeki yaraları fark etmemiş bir kız çocuğuyum ben.. eve gelince acıysıyla inleyen..

ben düştüm.. dizlerim hala kanıyor..
ben fena düştüm ve bunu yeni görebiliyorum..
sen çoktan ardını dönüp gitmişsin, ben..... kabulleniyorum..

sahip olduğum ne varsa sana dair, anı kutuma koyup gidiyorum. sadece son kez görmek istemiştim seni.. ben sadece ılık bir bahar akşamı istemiştim elini tutabileceğim. gözlerine bakmanın değeri vardı benim tarafımda. önemi yokmuş her şeyin.

en çok acıtan sıradan olmaktı.
sıradan ve herkes gibi.
hayatına girip, çıkıveren diğerleri gibi.
ne kadar dramatik ve ironik..


farklı olmak için yanıp tutuşan kız, tüm bu aynılığın sıradanlığında tam SEKİZ ay önce kaybolmuş ve bunu yeni görebiliyor..

ne kadar aynıyım.. ne kadar sıradan.. ne kadar herkes gibi.. ne kadar hiçkimseyim..

JETON DÜŞTÜ..
'HİÇKİMSE HAKKINDA HERBİŞEY'deki HİÇKİMSE benim.. benmişim.. ve yazdıklarım da tamamen benim çaresiz haykırışlarımmış.. kendimi ve sizleri kandırmışım.. işte yılın itirafı..

ben HİÇKİMSEYMİŞİM..