feridun, elma ve evlenme teklifi
posted by hiç kimse ve hiç bişey hakkında her bişey

son 4 günüm içmek, ağlamak, müzik dinlemek, birilerini idare etmek, kendi derdini ikinci plana atmak, kendi derdini unutmaya çalışmak, içmek, sıkılmak, bunalmak, coşmak, azıtmak, dans etmek, tanımadığım abuk sabuk tiplerle konuşmak, içmek, içmek, pişman olmak, kavga etmek, saçmalamak, düşünce süreçlerinde ayrışmaları fark etmek, nöbet tutmak, ağlamak, yinenöbet tutmak ve vurulanın en son olduğunu idrak etmekle geçiyor..
enteresandır bütün bunlar bana pek bir şey hissettirmiyor, yani gibi. karar veremedim tam. tepkilerim bir donuklaştı, anlık patlamalara dönüştü sanki. bunu olumlu bulmuyorum.
herneyse efendim, cumartesi gecesi hayatımda geçirdiğim en eğlenceli gecelerden biriydi. yani dağınık, folloş ve rahat. ayrıca düşünmeden ve içinden geldiği gibi. güzide Ankara Üniversitesinin bahar şenliklerinde FD çıktı ki sahiden de izlemeye değerdi. yanımda eğlencenin gözüne vurabileceğim biri vardı, mutluydum.. kafamızda yanan boynuzlar! ve arkamızda iki çatlak kız:)
feridun düzağaç 'bu şarkı hatırlarsınız bilmem ne albümünden' diyor
kız bağırarak cevap veriyor
'hatırlamaz mıyım Feridun, 7 milyon verdim de aldım onu ben, 9 tane şarkı var!
FD 'kusura bakmayın sesım bırazcık kısık bı kac sarkı sonra acılır' diyor
kız bağırarak 'olsun Feriduncum lafı mı olur, sen böyle de güzelsin' diyor:)
gidip sarılcaktık kızlara o derece sevdik, zaten biz de sarhoştuk, onların da öyle olduğu belliydi.
bir ara kızlara dönüp karşılıklı şarkı söyleme moduna bile geçtik, hala da pişmanım keşke gidip azcık eğlenseydik diye..
bütün gece boyunca ben takılmış plak gibi 'CuMaRTesiiiİİİiiiiiiii' diye bağırırken, yanımdaki arkadaşım da 'NadDddDdaaaaaSSSss' diye bağırdı:) baktık Feridun'a sesimizi duyuramıyoruz güçlerimizi birleştirip birlikte bağırmaya karar verdik, önce 'Cumartesiiiiiii' sonra 'Nadaaaas' diye! etrafta ben cumartesi diye bağırınca 'Pazaaar' diye bağıran gerzekler de vardı ama olsundu sevgili okuyucu.. velhasıl Feridun cumartesiyi söyledi.. pek de güzel söyledi hani.. 'gülme inciniriiiimmm' bölümündeyse kendimizi öyle yırtmışız ki boğazım hala acıyor:/
ama gecenın olayı çocuğun tekının sevgilisine sahnede evlenme teklif etmesiydi ki 'kabul etmeeeee' diye bağırdıysam da kız duymadı ve kabul etti!(duysa kabul etmicekti sanki, laf!:)) ardından da bağırıyorum 'bizimki 'seviyorum' demiyor, adam binlerce kişinin önünde evlenme teklif ediyor!! olan var, olmayan var!! kabul etmeeeeee!!!' diye bağırıyorum..
söyledim sevgili okuyucu, içki bütün kötülüklerin anası:P(sahiden lan)
neyse
kız teklifi kabul etti.. kızla oğlan mutlu bir başlangıç yaparken gökten üç elma düştü, üçü de bizim kafamıza düştü, kafamızı yardı.. velhasıl bize yine bir şey olmadı sevgili okuyucu!
yine yalnızıııııımmmm(baş sağa eğilir, içli ve kro bir tonlamayla seslendirilir)
Labels: ankara üniversitesi, bahar şenlikleri, cumartesi, elma, fd, feridun düzağaç, gökten üç elma düştü, masal, nadas




.jpg)




